ada çayı
ADAÇAYI (Salvia officinalis L.) Dişotu, Dadırak (Erzurum), Yılancık (İstanbul), Zeytin yapraklı ada çayı (Mersin), Kürt reyhanı, Karaot (İkizdere-Rize, Van), Elmacık/Almecik (Datça), Elma çalısı (Bodrum) Doğa yürüyüşlerini sever misiniz? Ben çok severim. Yaşadığım sahil kasabasında esaslı bir yürüyüş grubumuz var. Kendimize “50 yaş üstü delikanlılar" diyor, neredeyse haftada bir yürüyüşlere çıkıyoruz. Bazen 3-5 kişi oluyoruz, bazen [...]

ADAÇAYI (Salvia officinalis L.)

Dişotu, Dadırak (Erzurum), Yılancık (İstanbul), Zeytin yapraklı ada çayı (Mersin), Kürt reyhanı, Karaot (İkizdere-Rize, Van), Elmacık/Almecik (Datça), Elma çalısı (Bodrum)

Doğa yürüyüşlerini sever misiniz? Ben çok severim. Yaşadığım sahil kasabasında esaslı bir yürüyüş grubumuz var. Kendimize “50 yaş üstü delikanlılar” diyor, neredeyse haftada bir yürüyüşlere çıkıyoruz. Bazen 3-5 kişi oluyoruz, bazen bir bakmışsın 20 kişi gelmiş. Bereketli bizim grup bugün. Yürüyüşü seviyoruz ya keyfe de itirazımız yok. Yanımızda taşıdığımız yiyecekler  herkesi heyecanlandırır. Eh insan emekli olunca mutfak da ilgi alanlarına giriyor ister istemez. Hele de bu kadar yemek dergisi, televizyon programı olup kırk yıllık ekonomist köşe yazarları bile, gazetelere çarşaf çarşaf yemek tarifi verince gel de ilgilenme.

Faydaları Nelerdir?

Zaten kış gelip el ayak çekilince yapacak pek iş de kalmıyor doğrusu.

Yeni yeni yemekler yapıp birbirimize tattırıyoruz. İşte o gün, ki in en güzel günlerinden biriydi, yine bizim kafadarlarla toplanıp tepelere çıkmıştık. O günkü temamız ada çayı idi. Emekliyiz, bu güzelim doğa parçasında yaşıyoruz ya, eş dost bizden hediye bekliyor. O gün de hediye paketlerine koymak için ada çayı derlemeye niyet etmiştik. Sabah erkence çıktık, bizim rehber efendinin peşine takıldık, başladık yürümeye. Ne boldu adaçayı ne bol. Sadece onlar mı, karabaş otları, kekikler, dağ çayları Sonra papatyalar, dağ laleleri, gelincikler. Hakikaten pek güzel bir gündü. Hiç unutmam, akşam da bizimkilere kıtır adaçayı yapraklı tavuk yapmıştım. Yanına da bizim bağın üzümlerinden bir damacana şarap açtık..

10 yüzyılda Kudüs’de doğmuş olan dönemin ünlü coğrafyacılarından El-Mukaddesi, kentin tertemiz olduğunu, çarşılarının düzenli ve çok zengin olduğunu yazmış. O zamanlar kenti çevreleyen tepelerde bol adaçayı varmış. Bu yüzden çarşılarda satılan ballar adaçayı kokarmış. Bunu ben atalarımdan duydum. Sizin atalarınız varsa bizim de var efendim. Nesilden nesile aktarılır bizde hikayeler. Ballıbabagiller familyasından, pek çok benzerimiz gibi. Sadece Anadolu topraklarında onlarca türümüz vardır. Bunların bir kısmı sadece bu topraklarda yetiştiğinden “endemik” olarak kabul edilir. Bunun ailemi nasıl gururlandırdığını anlatmam mümkün değil ya siz anlarsınız duygularımı.

Nerelerde Yetişir?

Yapraklarım hafif tüylü, zeytin yaprağına benzer soluk, grimsi bir renktedir. İşlenmemiş toprakları, dağları, bayırları severim. Belki biraz yalnızlığa, sessizliğe meraklı olduğumdandır. Çiçeklerim beyaz, pembe veya eflatun olur. Ne de güzeldirler. Ben bile hayran hayran seyrederim onları. Bir de içerdiği yağ ile şifa dağıtan meyvelerim vardır. Ege’de (özellikle bodrum civarlarında ) Çocuklar bayılır.dağlara çıktıklarında buldukları yerde toplar, yüzlerini ekşite ekşite yerler. Biraz buruktur tadı meyvelerin ya bu elbette çocuklar vaz geçirmeye yetmez. Alme yağı bulamasanız da çayımı içebilirsiniz. Bu çayı bulundurmayan aktar olabilir mi? Çarşıya çıktığınızda satın alın (Ege veya Akdeniz’de yaşıyorsanız Şubat-Ekim ayları arasında demetler halinde derleyip pazara getiren köylülerden alıp evde kendiniz de kurutabilirsiniz) ve mutfağınızda bulundurun. Boğazınız mı ağrıyor, çayımı için veya soğuttuktan sonra gargara yapın bu çayla. Gazınız mı var, yine yardımınıza koşarım.

Bodrum’da hala atadan kalma (ocak geleneğine göre babadan oğula miras kalır imbikler) imbikten çekip meyvenin yağını çıkaran aileler vardır. Bir sepet içine dizdikleri minik şişelerle pazara getirip satarlar ya Bodrum’daki eczanelerde de “elma yağı” adıyla bulabilirsiniz beni. Soğuk algınlığında boyun bölgesine, boğaza ve ağrıyan yerlere sürülürüm, nezlede ise tıkanıklığı açmak için burun çevresine. Ya da kesme şeker üzerine birkaç damla damlatarak kullanabilirsiniz. Hangisini seçerseniz. Bodrumlu analarla ninelerin bebeklerin gazını almak için karınlarına alme yağı sürdüğünü de ekleyelim. (Yalnız unutmayın, tansiyonunuz yüksekse veya hamileyseniz bu yağ size göre değil.)

Eski çağlarda ateşli hastalıklarda ve kolera gibi salgınlarda kullanılırmışım. Romalılar beni kutsal kabul eder, yılan ısırmasını bile benimle tedavi eder, Araplar ise bahçesinde adaçayı olanların uzun ömürlü olacağına inanırmış. Güçlendirici olarak kullanabileceğiniz keyifli bir şarap tarifi: Bir litre kırmızı şarabı kaynatın ve iki avuç adaçayı yaprağının üzerine dökün. On beş dakika demlendirdikten sonra süzün, dilerseniz şeker ve balla tatlandırın ve yemeklerden sonra birer küçük bardak için. 19 Bu içeceğin mucidi ben değilim, ünlü Fransız bitki bilimci Maurice Mességué! Yani içerken bana değil, ona kadeh kaldırabilirsiniz.