Cliquam eget arcu magna, vel congue dui. Nunc auctor mauris tempor leo aliquam vel porta ante sodales. msan ceonling vento …

BAMBUL

( .), Stifno/İstifno (Ayvalık), İt üzümü, Köpek üzümü, Giritotu (Bodrum), Köpek memesi, Yaldıran

Koltuklar da en az onun kadar eskiydi. Televizyon siyah beyaz dönemden kalma sanki. İçeri girdiğimizde uyukluyordu. Bizi görünce yerinde doğrulup. “karnım ağrıyordu, sobanın yanına kıvrılivereyim dedim, uyumuş kalmışım,” dedi mahcup. O zamanlar otları araştırıyordum. Girit kökenli olduğunu öğrendiğim için onun evine de gitmek istemiştim. Beni ona yönlendiren arkadaşımla gitmiştik evine. Kızıyla birlikte üst kata çıktığımızda anahtar kapının üzerindeydi. Oturup hemen yemek sohbetine başlamıştık. Otlardan konuşurken sıra bambula geldiydi. “Giritliler çok yediği için burada Giritli otu deriz ona dedi,” gözleri mahmur. Hardalotuyla turpotu gibi sulak yerleri sever, narenciye bahçelerinde bol bulunurmuş. Birden eski günleri hatırladı, gözleri parladı: “Hardal gibi salatasını yaparız. Yaz sonuna doğru piyasaya çıkar. Çıktı mıydı alır, iyice Yıkadıktan sonra kaynar suya atarız haşlansın diye. O haşlanırken içine kabak, yeşil biber ve patates de doğrarız ya patates olmasa da olur. Hepsi haşlandı miydi süzer, üzerine ya sarımsaklı yoğurt ya da zeytinyağı ve limon gezdiririz. Bak unutmadım tadını, pek güzel olur.” Oysa geleceğimi söylediklerinde şöyle bir yüzüne bakmış kızının, “ne soracak ki, ben her şeyi unuttum,” deyivermiş.