ısırgan

Isırgan Bitkisi Nedir?

Urtica

Kendine elletmekten hoşlanmaz Biraz gergin, biraz ısırgan’dır. Bu yüzden “dalan”, “dalagan” gibi adlar takarlar. Kimileri bu huyundan hoşlanmaz, eline bir eldiven geçiriverir toplamak, ayıklamak için. Kimileriyse bir süre suda bekletip öyle doğrar. O zaman dalamaz. Korkanlara acır çünkü daladığı yerde kan dolaşımı hızlanır, vücuda bir sıcaklık yayılır. Halk arasında  Dalan, Dalagan, Gizlağan, Çizgan (Datça), Dakırdak, Gidişgen, Cincar, Isırgandalak, Gezgeç, Geznik, Gezgezok, Sırğan isimleriyle de bilinir.

Isırgan Faydaları Neler?

Romatizması olanlar ağrıyan yerlerini dallarıyla döver, bilir misiniz? Sinoplular ağrıyan yerlerine ısırgan koyup sararlar. Tez zamanda alır ağrıyı. Latincedeki adı da zaten yakan anlamında bir sözcükten gelir. Kötü ününden kurtulamaz  ancak faydalarından söz edecek olursak belki kızmaktan vazgeçersiniz. Bağışıklık sisteminizi güçlendirir, kanınızı temizler. Bahar aylarında bir süre ısırganla kol kola gezer, çayını yudumlar, salatalarınıza, böreklerinize eklerseniz inanın pişman olmazsınız. Size her gün taze yumurta veren tavuklarınız varsa yemlerine yapraklarından koyun. Göreceksiniz, daha bol yumurta verecekler. Tarlada, bahçede, saksıda, parkta, yol kenarında… aklınıza gelebilecek her yerde yetişir, pek nazlı sayılmaz. Yılın neredeyse her döneminde karşılaşabiliriz.

Isırgan Nasıl Kullanılır?

Isırgan ile neler yapılmaz ki; çorbalar, salatalar, yemekler, börek, köfte ve gözlemeler. Çorba sofranın ilk yemeği madem, çorbayla başlamalı söze. Ardahan usulü ısırgan çorbası üç türlü yapılıyor. Biri meyaneli, ikincisi pirinç ve kıymalı, üçüncüsü ise bulgurlu, salçalı, un ve yumurta meyaneli. Ordu’nun ısırgan çorbasına pazı, pırasa, sarımsak, pirinç ve mısır unu da giriyor. Trabzon usulü ısırgan çorbası ise çorbayla lapa arası. Bolca mısır unu, ısırgan, salça ve yağla hazırlanıyor.

Diyelim ki Kastamonu’ya gittiniz, hemencecik ısırgan’lı bir bulgur pilavı pişirip, yer sofrasını çeşit çeşit yemekle donatırlar. Bodrum mutfağında şöyle güzel bir dolama böreğe dönüşür, Ödemişli kadınların elleri ile açtığı yufkaların arasına lahanayla birlikte girip karnınızı tez zamanda doyurur ısırgan. Giritlilerin “çipohorta”sında yer alır, Şebinkarahisar evlerinde “ısırgan yağlaşı” olarak çıkar karşınıza. Gözden ırak ama gönülden sevdiğimiz Kars’ta çorbasının yanı sıra ebegümeciyle birlikte kavurması yapılır, hatta kimi köylerinde “ısırgan ketesi” adıyla gözlemeye dönüştürür  gelinler. Benzer bir hamur işinde soğanla kavurarak kullanan Divriğililer bu çöreğe “pazik” adı verirler. Buldan’da ise taze soğan, maydanoz, ısırgan ve peynir 5-6 yumurta ile karıştırılarak pide fırınına gönderilir, otlu pide yaptırılır. İstenirse bu pidenin harcına ebegümeci de konur.

Peki ya Trabzonluların bol taze fasulyeli, mısır unlu “ilista”sına ne demeli yahut kuymağına, püresine? Nasıl yapılır ilista derseniz anlatayım. Taze fasulyeler ayıklanıp haşlanacak. Pazı sapları ve ısırgan notları yıkanıp doğranacak. Haşlandıktan sonra süzülecek ve ezilecek Tüm malzemeler bir tencereye alınacak, üzerine biraz kaynamış su, tuz ve bir avuç da mısır unu katılacak. Onlar pişe dursun, biz bir tavada iki kaşık tereyağını eritelim, içine de birkaç diş sarımsak koyup, sonra pişen yemeğimizin üzerine gezdirip güzelce bir karıştıralım.

Elbette afiyetle yiyeceğiz bu zengin yemeği. Yemekle kalmayacak, eșe dosta da ikram edeceğiz. Akçaabatlılar geri kalır mı, onlar da bir güzel “ısırgan sarambulası” pişiriverirler kuzinenin harlı ateşinde. Muhallebi kıvamında pişen pırasalı, soğanlı bu yemekten yiyen bir güzel doyar ki, sormayın gitsin. Alanya’nın “ısırgan yoğurtlaması”nı da unutmamalı. Bol taze soğanla zeytin yağında kavrulan ısırganların üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür (biraz da zeytinyağı eklenir yoğurda), üzerine de pul biber serpilir.

Pilav sevenlerdenseniz ve Makedon göçmeni bir komşunuz varsa ondan “Isırganlı pilav” isteyebilirsiniz. Bahçeye çıkıp körpecik ısırganları yolacak ve tez elden pilavı demleyecektir. Datça’da bir sofraya oturduğunuzda zeytinyağlı, limonlu, sarımsak ve pul biberli bir sosla salata halinde getirilirse önünüze, şaşırmayın. Isırgan dan ister kaygana karın, ister çiğ, ister haşlanmış olarak salatalarda kullanın, ister kuymağını, mıhlamasını yapın. Yoğurtlu yemeğe dönüştürün, kavurun, yumurtalayın, peynir mayasına katın.

Isırgan Hikayesi

Giresun’da, hıdrellez günü ısırgan muhallebisi yapılırken tencereye bir mısır tanesi atılır bilir misiniz? Bu yemeği yerken mısır tanesi kimin tabağından çıkarsa o kişiye ‘baş rençber’ denir. Bilmiyordum doğrusu, bu adetin farklı kültürlerde, farklı yiyeceklerle sürdürüldüğünü bilsem de mısır tanesinin şans getirdiğinden bihaberdim. Karadeniz’den, babaannemin memleketinden konuşuyorduk. O Giresun’da doğup büyümüş, bense çok istememe rağmen bir türlü ziyaret edememiştim sevgili babaannemin doğduğu, çocukluğumda bana anlattığı bu kenti.

Onların evinde hep Karadeniz yemekleri pişerdi. Elinde ben olanlardandı babaannem. Elinde ben olan kadının yemeği lezzetli olurmuş. Ben pek yiyemedim yemeklerini çünkü büyüyüp yemeklerden lezzet alacak yaşa geldiğimde onu çoktan kaybetmiştik. Ama halamın onun tarifleriyle yaptığı yemeklerden yedim. Hele de Karadeniz’e has “patlıcan balığı” ve “fasulye diblesi”ni halamdan öğrendim. Babaannem ısırgan muhallebisi pişirir miydi, pişirirken içine mısır tanesi atar mıydı hiç öğrenemeyeceğim. Oysa onunla paylaşmış olmayı dilediğim ne çok şey var.

ısırgan bitkisi
ısırgan bitkisi
ısırgan çorbası
ısırgan çorbası
ısırgan yemeği
ısırgan yemeği