kabalak-bitkisi

Kabalak Bitkisi Nedir?

Petasites hybridus

Halk arasında deveşaplağı, devetabanı, gabalak, gabalah, kavalak, kusut, öksürük otu, sulandık otu, şabla isimlerle de bilinir.

Kabalak, Bileşikgiller (papatyagiller) ailesinden Dünyaya yayılmış bir bitki de bu ailenin enteresan üyelerinden biri. Belki de en ilginci. Pek çok bitkinin aksine, önce çiçeklerini buluşturur sizinle. Bu yüzden Romalılar “filius ante patrem” demişler. Yani oğlu babasından önce geliyor. Çiçeklerini oğul, yapraklarını baba kabul ederseniz bu doğru bir tanımlama. Güzel ve alımlıdır çiçekleri. Erkek ve dişi organları içeren, Şubat’tan Nisan’a açan, ortası minik sarı toplu iğne başlarından oluşan, kenarları güneş ışınları gibi incecik yapraklı. Karahindibanın çiçeğini andırır. Orta kısmı hariç. Yan yana açan birçok çiçek görürsünüz, kırmızımsı, parçalı bir sap üzerinde. Hepsi de bir kökten çıkar.

Kabalak Nerelerde Yetişir?

Ormanlarda çok olur. Hani İstanbul’daysanız, bahar aylarında yolunuz Belgrad Ormanı’na düşerse. Orman diplerinde, çamların iğneleriyle ağaçların yaprakları arasından baş veren çiçeklerini görmemenize imkan yok, boyu 20-30 santimetreyi pek aşmasa da. Kolay yetişir. Hele de toprak nemli ve bulunduğu alan güneş alıyorsa. Yerini sevdiyse yeni köklerle çabucak yayılır. Bu yüzden de tarlalarda istenmez çünkü sebzelerin, otların topraktan alacağı besini almaya çalışır. Bu yüzden bahçenizde yetiştirmek istiyorsanız ayrı bir yere dikin ve çok yayılmasını engelleyin.

Çiçekleri de yaprakları da yenir. Hatta tomurcukları da. Hoş, anasonumsu bir kokusu vardır çiçeklerinin. Çiğ veya pişmiş olarak salatalarınıza ekleyebilir, çay demlemekte kullanabilirsiniz. Hatta çiçeklerini koku vermesi için dondurmalara da koyabilirsiniz, çay olarak demleyip süzdükten sonra. Körpe yaprakları da yine çiğ veya pişirilmiş olarak yenebilir. Yalnız haşladıktan sonra süzün çünkü haşlama suyunda kalırsa acı bir tadı olabilir yapraklarının. Çiçekleri de yaprakları da kurutulabilir. Çayınızı çiçek ve yapraklarını karıştırarak da demleyebilirsiniz. Ayrıca kurutulmuş yaprakları ufalanıp tuz yerine kullanılabilir.

Kabalak Faydaları Neler?

Yaprak ve çiçekleriyle yapılan çay pek çok kültürde boğaz ağrıları, öksürük, astım, bronşit gibi rahatsızlıklarda kullanılmış. Zaten bu yüzden “öksürük otu” da denir. (Latince adı “tussilago” da öksürük kesen anlamındadır.) Avrupa’nın kimi ülkelerinde öksürük ve astım için kurutulmuş yapraklarından yapılmış sigaranın dumanı çekilerek şifa aranılır. Yaprakları Almanya’da öksürük ve solunum sisteminde, ağız ve boğazdaki iltihapların tedavisi için geçerli ilaç olarak kabul edilmiş, ancak bu tedavinin doktor önerisi dışında yılda 4-6 haftayı geçmemesi önerilmiş. Bunun nedeni de karaciğeri etkileyecek kimi alkaloidler içermesi ve yüksek dozlarda alındığında toksik olma ihtimali. Kimi uzmanlar yapraklarının haşlandığında toksik etkisini büyük ölçüde yitirdiğini söylüyor, yine de hamilelere, emziren kadınlara ve 6 yaşından küçük çocuklara önermiyorlar. Yapraklarından hazırlanan bitkisel ilaçlar Avrupa’da çoğu doğal ürün dükkanında satılıyor ancak siz siz olun, her şeyi dozunda yapın, bitkisel ilaçları da doktor kontrolünde alın.

Kabalak Nasıl Kullanılır?

İznik’te kök ve yapraklarından ayrı ayrı yemek yapılır. Kök ve sapları ayıklanır, yıkanır, tepsiye konur ve üzerine sirke, limon ve sarımsak konur, biraz yağ gezdirilir ve fırınlandıktan sonra sıcak olarak yenir. Yapraklarından ise ayrıca, ıspanak gibi haşlayarak veya kavurarak yumurtalı yemek yapılır. Giresun Espiyeliler yapraklarından pirinçli yemek (dible) ve çorba yapar, “gabalak turşusu’nu da pek severler. Boru şeklindeki saplarından yapılır bu turşu ve aroması nedeniyle pek sevilir. Saplarının kabukları soyulduktan sonra 2-3 parmak uzunluğunda doğranır, haşlanıp iyice süzüldükten sonra sarımsak ve acı biberle karıştırılır, tuzlu suda bekletilir. Giresun’a bağlı Yağlıdere’de kavurması yapılır yapraklarının. “Kabalak dolması” daha çok Batı Karadeniz’de yapılıyor, Kastamonu ilçe ve köylerinde. Kaynar suda haşlanan yapraklar süzüldükten sonra pirinçli, bulgurlu veya unlu harçla doldurmak suretiyle yaprak sarma gibi hazırlanıyor bu dolma.

Kabalak Hikayesi

Bizim oralar güzeldir. Dere kenarında, ormanlık alanda. Biz yeşile, doğaya alışmış insanlarız, yeşil olmadan yapamayız ki. Büyüklerimiz Rus işgali yüzünden 1800’lerin sonlarında Artvin’in Hopa ve Borçka ilçelerinden gelmiş buraya. Kendileriyle birlikte geleneklerini de getirmişler. Buradaki köylülerin hepsi Mohti (Lazca) bilir. Memleketlerinden kaçtıklarında uzun uzun arayıp bulmuşlar burayı. Gelmiş yerleşmişler, hayatlarını burada kurmuşlar. Tarımla uğraşırız. Verimlidir topraklarımız. Her şey yetişir buralarda ya bir de kendiliğinden yetişen bitkiler vardır. Zaten köyümüzün adı da dere kenarında yetişen kabalak bitkisinden gelir. Kabalak köyü. Böyle kocaman, fotur şapka gibi olur kabalağın yaprakları. Kimileri gabalak da der. Hani yağmurda şemsiye niyetine kullanabilirsin, o kadar büyük. Körpe iken yemek de yapılır o yapraklardan ya karta kaçınca bir işe yaramaz. Çiçeklerini de severiz biz, önce çiçekleri çıkar, sarı sarı. Yapraklar sonra başlar filizlenmeye. Güzel bitkidir. Bizim köyün deresine de Kabalak deresi denir. Bir de meşhur suyumuz vardır, Kabalak suyu adıyla satılır. Gelin bekleriz. Suyumuzu için, kabalak sarmamızı yiyin. Bizde hikaye bol. Hem çay içer hem sohbet ederiz. Misafiri severiz biz.

Kabalak Dere Kenarında Yetişir
Kabalak Dere Kenarında Yetişir
Kabalak Dere Kenarında Yetişir
Kabalak Dere Kenarında Yetişir

kabalak çiçeklerini şubattan nisana kadar açar