karahindiba

Karahindiba Bitkisi Nedir?

Taraxacum officinale

 Bileşikgillerin (papatyagiller) neredeyse papatya kadar gün çiçekli bir üyesi Karahindiba. Egeli iseniz bundan pek hoşlanmayacaksınız çünkü siz ille de radika dersiniz. Kimileri kızartıp yer sevimli çiçeklerini. Çocuklar ise çiçeklerinin dönüştüğü tülümsü küreye bayılır, koparıp üfleyerek oyunlar yaratırlar. Vatanı kırlar, bayırlar ya kentleri de boş bırakmaz. Azimle yaşama tutunan bir ırkın üyesi. Kaldırımları delip başını göğe uzattığını hiç görmediniz mi yoksa? Asya ve Avrupa’dır Ana vatanı. Halk arasında Arslandişi, Gelin göbeği, Keklik otu, Radika (Antalya, Şeytan arabası, Hindiba, Kaymak, Tülü, Karahindiba, Hindiba, Radika isimleriyle de bilinir.

Karahindiba Faydaları Neler?

Vitamin zengini, başta sodyum, potasyum ve kalsiyum olmak üzere pek çok mineral içerir. Hemen tüm kısımlarından yararlanabilirsiniz. Hele de bahar gelince güzel bir bedensel temizlik yapmak, böbreklerinizi, bağırsaklarınızı temizlemek, karaciğerinizi canlandırmak için birkaç hafta hindiba kürüne ne dersiniz? Kansızlığa bire bir. Kadınların adet öncesi rahatsızlıklarını giderir, iştah açar. Dilerseniz çayını için, isterseniz salata yapın, haşlayın, çorbalara ekleyin. Neden olmasın: Maksat şifalı özelliklerinden yararlanmaksa size sonsuz seçenek sunabilir.

Karahindiba Nerelerde Yetişir?

Ilıman iklim bitkisi olduğundan özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde çok yetişir. Marmara Bölgesinde ve İç Anadolu’nun kimi yerlerinde de rastlanır elbet ya en çok Ege ve Akdenizlilerin sevdiğine dair rivayetler var, bilmem siz ne düşünürsünüz. Dünyanın ılıman iklime sahip tüm bölgelerinde yetişir. Nedense istenmeyen ot muamelesi yaparlar. Oysa içerdiği minerallerle toprağı zenginleştirir. Sadece toprağı değil, sizleri de. Yanlış anlamayın, maddesel değil, sağlığa dair bir zenginliktir bu.

Karahindiba Nasıl Kullanılır?

Özellikle çiğ veya haşlanmış olarak yenir ancak önce bir ince detayı paylaşmalı. Bunun için Girit’e gideceğiz yahut Giritlilerin evine. Derler ki Giritli hanımlar yemeğini veya salatasını yapacaklarında otları uzunluklarına göre ikiye veya üçe böler. Hele de körpe turp otu veya radika daha fazla parçaya bölünmez. Onlar için otun rengi çok önemlidir ve sofraya rengi kararmış olarak konan bir ot salatası evin hanımı için utanç verici bir durumdur.

Limon döküldüğü zaman otun sarı renk alması pek salatası evin hanımı için utanç verici bir durumdur. Limon döküldüğü zaman otun sarı renk alması pek istenen bir durum değil. Bu yüzden ya bu salatalara limon konmaz ya da sofraya getirilmeden hemen önce konarak o güzelim rengini kaybetmesi önlenir. Bir de otun pişirildikten sonra hemen, ılıkken yenmesi gerekir. Dolaba giren, bekleyen ottan pek hayır gelmez. Şöyle bir dilim ekmeği banıp afiyetle yiyeceğiniz radika salatasının ne kadar iştah açıcı olacağını söylemeye herhalde gerek yoktur.

Zümrüt yeşili kalsın diye “fakır fakır kaynayan suya atar ve kapağını kapatmadan evirir çevirir haşlarsınız,” sonra da süzdüğünüz otları servis tabağına alır, tuz eker, zeytinyağı gezdirirsiniz. “Zeytinyağıyla otun kokusu karışır ve harika olur. Yanına taze soğan veya kuru soğan pişirirsiniz.” Salatasını tek başına yiyebileceğiniz gibi diğer otlarla da karıştırarak hazırlayabilir, ayrı ayrı haşlamak yoluyla bakliyat ve patates ilavesiyle zenginleştirebilirsiniz. Kırmızı soğan ve domatesin de çok yakışacağını söylemek gerek yaratıcılıktan beri durmayacak mutfak sevenlere. Zaten Antalya usulü “radika salatası”nda taze veya kuru domates, tulum peyniri ve siyah zeytin de var. Demek ki aklın yolundan şaşmamak, unutulmaz lezzetler için yaratıcılıktan geri durmamak gerekiyormuş.

Rumlar “vuvures” der. Girit’te etli olarak pişirirler. Kıbrıslı Rumlar da haşlayıp yerler zaman zaman kökünden kahve yapar, çiçek tomurcuklarını da turşu yapımında kullanırlar. Çiçeklerinden şarap veye şurupta yapılır. Kimi yerlerde kabak çiçeği gibi sosa bulanıp kızartıldığını duydum çiçeklerinin. Diğer otlarla karıştırıp güzel bir çorbada yapabilirsiniz. Bir güzel meyane yapın (beşamel sos), sütle sulandırıp tuz karabiber ekin, otları da çiğden doğrayıp ekleyin. Başka hangi otlar mı olabilir bu çorbada, ebegümeci, ısırgan, gelincik, labada.

Karahindiba Hikayesi

Hava durumunu takip eder misin? Ben ederim. Kırk yıldır yalnız yaşıyorum. Eşimi yitirdiğimden beri bu evde kimsenin yaşamasına izin vermedim. Yalnızlık zor ancak insan sevdiğinin yokluğuna alıştığı gibi yalnızlığa da alışıyor. Onunla birlikte ölmüş olmayı çok diledim ya ondan esirgediği hayatı bana bahşetti Tanrım. İnsan yalnızlığa bu kadar alışınca konuşmak da bir garip geliyor evladım.

Ne duygularını açabiliyorsun, ne de söyleyecek söz bulabiliyorsun. Onun için iyisi mi ben sana havadan bahsedeyim. Her gün öğleden sonra çayımı limonlukta, göğü ve doğayı izleyerek içerim. Gördüklerim ertesi gün, hatta o akşam beni nasıl bir hava beklediğinin göstergesidir. Hiç şaşırmam. Eğer çiçekler durduk yerde kapanıyor veya atlar daha hızlı koşuyorsa kepenkleri kapatın, fırtına yakın demektir. Köpekler durduk yerde çimen yemez. Böyle bir şey gördüyseniz gökyüzü yakında kararacak demektir. Ufak bulutlar bir araya geliyor ve irileşiyor ise, ardından yağmur gelir. Sonbaharda yapraklar kolay kolay dökülmüyor, sincaplar yuvalarına sürekli tohum ve yemiş taşıyorsa kış zorlu geçer. Örümcekler öğle saatinden önce ağlarını örerse rahatlayabilirsin, güzel havalar yoldadır. Bilmem dikkat eder misin, hindiba çiçekleri de fırtınadan önce kapanır. Doğa bizi her zaman uyarır ama biz, ya biz? Biz öylesine meşgulüz ki, bir türlü göremeyiz bu uyarıları. Hadi toparlan ve koşarak evine git. Görüyor musun, hindiba çiçekleri kapanmış. Yağmura yakalanmak istemiyorsan bir an önce çıkmalısın evlat. Yarın hava açarsa yine gel. Cana ağaçların hikayesini anlatayım.

 

karahindiba çiçekli ve tohumlu
karahindiba çiçekli ve tohumlu
karahindiba ikiz
karahindiba ikiz
karahindiba çiçekli
karahindiba çiçekli