Maydanoz Bitkisi Nedir? Petroselinum crispum Maydanozgiller Familyasıyla aynı adı taşıyan şanslı bitkilerden, mutfaklarınız'dan, sofralarınız'dan eksik etmediğiniz, güzelim tadıyla ipeksi görünüşüyle sevginizden mahrum etmediğiniz maydanoz Maydanozgillerin isim anası. Yaprakları parlak yeşil, çiçekleri sarımsı-yeşilimsi renkte. Tek yıllık bir bitki ve Avrupa'da da, Batı Asya'da da çokça ekilir, çokça tüketilir. Çoğunlukla yaprakları kullanılır, bazen de tohumları. İngilizler “parsley” [...]

Maydanoz Bitkisi Nedir?

Petroselinum crispum

Maydanozgiller Familyasıyla aynı adı taşıyan şanslı bitkilerden, mutfaklarınız’dan, sofralarınız’dan eksik etmediğiniz, güzelim tadıyla ipeksi görünüşüyle sevginizden mahrum etmediğiniz maydanoz Maydanozgillerin isim anası. Yaprakları parlak yeşil, çiçekleri sarımsı-yeşilimsi renkte. Tek yıllık bir bitki ve Avrupa’da da, Batı Asya’da da çokça ekilir, çokça tüketilir. Çoğunlukla yaprakları kullanılır, bazen de tohumları.

İngilizler “parsley” derken Çinliler “ heung choi” diyor. Çoğu batı dilinde birbirine benzer adları var; Danimarka’da “persille”, Hollanda’da “peterselie”, Fransa’da “persil”, Almanya’da “petersilie”. Yunan’da “Maintanos” diyorlar komşuda. Portekizliler “salsa” derken Ruslar da “petrushka” olarak tanıyorlar. İngilizcede kullanılan “parsley” sözcüğü aslında Dioskorides tarafından tanımlanan “petroselinum”dan türetilmiş bir sözcük. Ortaçağ’da sözcük “petrocilium’a dönüşmüş, sonra “petersylinge”, “persele” ve “persley” olarak söylenmiş ve ardından bugünkü adını almış. Yunancada “petros” taş anlamına geliyormuş, bu da bitkinin doğal yaşam alanının kayalık alanlarda olduğunu gösteriyormuş. “Selinon” ise maydanozun tarihteki adı.

Ana vatanı Türkiye, Cezayir ve Lübnan’ı da içine alan Doğu Akdeniz bölgesi. Eski Yunan’da mezarların yakınlarına ekildiği için ölümle pençeleşen kimseler için “maydanoza ihtiyacı var” deyimi kullanılırmış. Bu yüzden olmalı, Yunanistan’da uzun dönem ölümle özdeşleştirilmiş, cenazelerde kullanılmış, mezarları süslemiş. İçerdiği vitamin ve minerallerle ölümsüzlüğün kapılarını açtığına inanılmış. Ölümle bunca ilintili olması adının şeytanla anılmasına neden olmuş. Hatta denirmiş ki bakireler bekaret kaybetmek istemiyorlarsa maydanoz dikmemelidir. Bu korku insanları maydanozu “kutsal Cuma günü ekmeye zorlamış.

Bu görevi sadece ve sadece evin en büyük erkeği üstlenirmiş. Ne olur ne olmaz, şeytana karşı her tür önlem alınmalı! Bir Fransız rahibenin, şeytana dikkat edin, bir maydanoz sapında saklanabilir,” demesi de bundan olmalı. Maydanoz yavaş çimlendiği için toprağın üzerine çıkana kadar cehenneme birkaç kere gidip geldiğine inanıyorlar. İlginçtir, Lazlar da maydanoz yemeyenlerin cadı olduğuna inanıyor. Ünlü Catherine de Medici yanında Fransa’ya getirmiş ve sarayın bahçesine ektirmiş. Avrupa’daki maydanoz çılgınlığı da bundan sonra başlamış.

Faydaları Neler

Doğal olarak yetiştiği yerlerde hemen her tür hastalığı iyileştiren bir ilaç olarak kabul edilmiş ve pek çok ilaç karışımına girmiş. Böbrek ve safra kesesi taşlarını dökmek, romatizmayı iyileştirmek, safrayı artırmak zehirlenmeleri tedavi etmek. İnsanlar artık bu tür rahatsızlıklar için kimyasal ilaçlardan medet umuyor, doğanın şifa verenlerini unutuyor. Hiç değilse sofranızdan eksik etmeyin, yemekte tabak tabak yiyin. Üzerine biraz tuz, biraz da limon gezdirdiniz mi tadına doyum olmaz. Hele de körpecik ve çıtır çıtırsa. Zaten dolabında maydanoz olmayan bir ev gösterebilir misiniz. Ancak dolapları tamtakır olan bekar evlerinden eksik olur. Unutmayın, başta A, C ve kimi B vitaminleri olmak üzere potasyum, demir, kalsiyum gibi vitamin ve mineraller içerir.

Salatalarda, piyaz’da, çorba, dolma ve türlülerde… Neredeyse akla gelebilecek her tür yemekte yer alabilir. Birazdan kısa bir Anadolu turu yapacağız, ne farklı yemeklerde yer aldığını göreceksiniz. Ah peki ya su böreğine ne demeli. Kadınlarımız su böreği konusunda pek maharetlidir. Bayramlarda, düğünlerde, özel günlerde koca tepsilerde pişirilen peynirli su böreğindeki yeri sağlamdır maydanozun. Yanına peynirden başkasını almaz. Başka bir işe daha yarar, nefesi temizlemeye. Diyelim ki koca bir tabak bol sarımsaklı mantı yediniz. Hemen birkaç dal maydanoz çiğneyin, bakın bakalım sarımsak kokusundan eser kalmış mı? Yorgun gözler için çayını hazırlayıp birer parça pamuğa döktükten sonra gözlerinizin üzerine kapatıp biraz dinlendirmeniz yeterli. Bu çayla kulak ve diş ağrılarını giderebilirsiniz. Sinek ısırıklarında sürebileceğiniz gibi yüzdeki kırışıklıklarda da kullanabilirsiniz suyunu. Bitlerden kurtulmak için saçınızı bu suyla durulayabilir, saçlarınız seyreldiyse tohumlarından yararlanabilirsiniz. Maydanoz yağının erkek parfümlerinde kullanıldığını biliyor muydunuz?

Nasıl Kullanılır

Önce bir Alaçatı tarifi, “maydanoz dolması”. Kıyma, pirinç, tuz ve karabiberle dolma içi gibi hazırlanır, bol maydanozun içinde yuvarlanıp tepside pişirilir. Balıkesir’in ana malzemeleri soğan, bulgur, domates olan ve bol yeşillikli, ekşili “sarma içi”nin vazgeçilmez malzemelerinden biri de maydanoz elbet. Gaziantep ve Van’da maydanozlu “cacık” yapılır. Van’da yapılan halinde süzme yoğurdun içine incecik doğranmış maydanoz, arzu edilirse biraz da dereotu ve tuz eklenir. Kimileri buna acı biber de doğrar ve kahvaltı sofrasında tüketir. Süzme yoğurt yerine çökelekli olarak da hazırlanabilir bu kahvaltılık. Dileyen biraz da tereyağı ekler.

Bursa’nın Osmanlı dönemi izlerini taşıyan köyü Cumalı kızık’ta “yabani maydanoz kayganası” yapılır. Maydanozlar incecik doğranır, soğanlar yine incecik doğranıp tuzla ovulur, tuz, karabiber, kırmızı biber, nane ve yumurta ile karıştırılır. Bir tavada yağ kızdırılıp kaşıkla konularak her iki tarafı da kızartılır. Karışım bütün halde tavaya yayılıp kızartılırsa adı “tavalama” olarak değişir. Antalya’da “çökelek salatası”, “yasemin balığı salatası, palamut salatası, közlenmiş patlıcan ve kırmızı biberle, bol maydanoz, fesleğen, sarımsak ve erik ekşisi ile hazırlanan iştah açıcı “Toros salatası” bol maydanozlu lezzetlere örnekler bazıları.

Gelelim Batı Karadeniz’e. Bartın’dayız ve “Garıla Pazarı’ndan alınmış maydanozlarla “maydanozlu köfte” hazırlamaya. Bu köftede o kadar çok maydanoz kullanılır ki, neredeyse kıyma kadar, yani yarım kilo kıymaya yarım kilo kadar maydanoz. Saplarıyla birlikte kıyılır ve köfte harcına katılır. Yoğrulup yuvarlandıktan sonra terbiyeli olarak pişirilen köfte tabağa konduğunda üzeri yemyeşil olur. Bu köfte Bartın’a yakın sahil ilçelerinde de yapılır. Afyon’un “maydanoz musakkası” da yine bol maydanozla pişirilen, nohutlu, kıymalı, salçalı bir yemek. Dipte salçalı soğan, kıyma ve nohut, üzerinde bol maydanoz. Çok az suyla pişirildikten sonra ters çevrilerek servis edilir.

Ayvalık usulü yaprak sarması yarım demet maydanozu kaldırırken, yine Ege’ye has “zeytinyağlı çökelek dolması” dolmalık biberlerin bol maydanoz, domates ve çökelekle doldurulmasıyla hazırlanır. Şebinkarahisar’ın “katıklı çorba”sı ve “şifalı pilav’ı da maydanozla lezzetlenir. Bolu’ya yolunuz düşerse “su böreği” veya “gırma börek” tadın mutlaka. Gırma börekte yufkanın arasına kaymak, patates, soğan, nane ve maydanozlu harç konduktan sonra yuvarlanarak şekillendirilir. İznik’te “balık çorbası” ve “sazan pilavlı dolma”, Adapazarı’nda “maydanozlu alabalık”, Ordu’da “palamut balığı köftesi” balığın maydanozla buluşmasını sergilerken Aydın’da “acılı güveç” ve “ekmek dolması”, Bitlis’te munbar”, Fethiye’de “meğri köfte” etle maydanozu buluşturan tariflere örnekler. Alın işte size maydanozlu onlarca lezzet.

 

MAYDANOZ TARLASINDA ÇALIŞAN İŞÇİ
MAYDANOZ TARLASINDA ÇALIŞAN İŞÇİ
MAYDANOZ TOPRAKTA
MAYDANOZ TOPRAKTA